Yoga ile
yolumun kesişmesini, hep “bana yapılan çağrı” olarak nitelendirdim.
Bu çağrıyı ilk 16 yaşında aldım. Yeni bir şehirde, yepyeni bir
düzende çok çarpıcı bir rüya,.. rüya gibi olmayan bir rüya ile! Çok
derinden etkilendim, nereden başlayacağımı bilemedim.Kuran-ı Kerim’i,
Uzakdoğu dinlerini, biraz Tevrat ve İncil’i okudum. İbrahim Hakkı’yı,
Mevlana’yı okudum, Hiçbirini anlayamadım, kavrayamadım, ama ilgim daha da
bilendi. Dindar olmayı denedim, beceremedim, görgüm bilgim kafi gelmedi,
şuursuz bir 10 yıl geçirdim, yine çok enteresan bir rüya ile sarsıldım
ama daha bilinçliydim, Mesnevi’leri okuyup anlamaya çalıştım, Ruhçuluk,
Bektaşilik, Şamanizm ile ilgilendim. 1985 yılında esas şoku yaşadım, Annem
Kanser oldu. Neden? Niye biz? Niye ölürüz, niye yaşarız? Bu sorular
hayatımı değiştirmeye başladı. Ruhsal plana çekilmek, ilgi, araştırma, hepsi
doğruydu ama kapıyı açanın “evrene soru sormak” olduğunu fark ettim, sonra da
hiç durmadım.. Çok hızlı ve çok fazla bilgiyi kavramaya başladım. Annem ile yaşadığım
milat 1987 yılında onu kaybetmem ile başka bir boyuta geçti, hayatımda bir boşluk oluştu. Din yolu da
tıkanmıştı, Tanrı ile küsmüştüm, boşluk büyüyordu, bu arada sağırlığım da iyice
ilerledi gittikçe içime kapanmaya başladım, daha çok okudum, şaman meditasyonları
ile ilgilenmeye başladım, ve sonra, kulaklarımdan ameliyat oldum. Yoganın
düğmesine basan bu ameliyat oldu, 20 gün kulaklarım bandajlı gezdim ve
sessizlikteki huzuru keşfettim.
Aralık 1993 te TM meditasyonuna inisiye oldum, Yoga ile maceram başladı.
Uzun zaman (nihayet anlamaya başladım) duygusunu hissettim. Etrafımda yoga
bilen, yoga çalışan, yoga konuşan insanlar olmaya başladı. Farklı bir rüzgar
beni küçük bir sahil kasabasına attı 3 yıllık tam bir inziva hayatı yaşadım ,
gerçekten bir kütüphane dolusu kitap okudum çoğu da yoga, meditasyon,
yeni enerjiler, eski enerjiler ve dünya mitleri ile ilgiliydi.
Ankara’ya döndüğümde o yıllardaki tek yoga stüdyosunda eğitime başladım.
Aynı zamanda 2 ayrı yoga hocası ile de özel olarak çalışmaya başladım. Hızlı
ilerliyordum, bedenim inanılmaz bir uyum ile yoga’ya cevap veriyordu. Bu
arada sevgili kiraz doğdu –şubat 1998- 2 yıl onu ben büyüttüm ve bu ikinci
inzivamda kiraz ile birlikte yoga da büyüdü. Bilgilerimi paylaşmaya başladım,
gittikçe büyüyen bir öğrenci kitlem oluştu. İkinci İnisiyasyon ile yeni
bir isim ve çok güçlü mantralara sahip oldum, ama ben bir yere ait olamıyorum
ve yol devam ediyordu daha da çok öğrenilecek şey vardı ve Hintli hocalar
ile çalışmaya başladım, bakış açıları, sakin farkındalıkları beni büyülemişti
2003 yılında Vivekananda Yoga Üniversitesi’nin YICC- yoga eğitmenliği sertifika
programına katıldım. Yoganın konseptini kavramam açısından benim için çok iyi
bir çalışma oldu. Doğulu gibi bilmek ama batılı gibi ifade etmeyi başarmamda da
değişik hocalar ile çalışmalarımın çok katkısı var diye düşünüyorum.
2000-2002 yıllarında batılı yoga eğitmenleri ile çalışmaya başladım, Yoganın
bir teknik olduğunu ve dindar olmayı, Hindu olmayı gerektirmediğini
kavradım, bu farkındalık yoga serüvenimde ivme oluşturdu.
1.Din
benim özelimdi, Hindu olmak zorunda değildim,
2.Hiçbir
şey bilmiyordum, işte şimdi gerçekten yogaya başlıyordum.
Ve..Monika
ile tanıştım, onun seminerlerine katıldım, benim gibi düşünen, merak
eden, aynı dili konuşan insanlar ile birlikte yoga kaplarına girmek bana iyi
geldi. Bu arada çok popüler bir merkezde yoga dersi vermeye başladım,
orada anladım ki… Her zaman
öğrenci kalmalıyım , ancak o zaman öğretebilirim.
Sonra Hindistan’a gittim, oradaki ashram
geleneği beni büyüledi, Prashanti Kutiram
Ashram’da gördüklerim, aldığım eğitimler, hatta
hazırlanan ve sunulan yemekler ve Hindu dini geleneğinin insan sağlığı ve
hayatının şekillendirmede ne kadar önemli olduğunu idrak ettim ve AYURVEDA’nın kapısı bana aralandı.
2004 yılından itibaren yoga eğitimim yanı sıra ayurveda ile ilgili çalışmalar
yapmaya başladım. Bu arada çeşitli dergilerde yazmaya başladım, hatta küçük,
basit, öğrendiklerini paylaşmak isteyen insanlara yönelik bir kitapçık yazdım.
Farklı illerde yoga dersleri vermeye , çeşitli arınma ve ileri yoga
tekniklerini kapsayan seminerler düzenlemeye başladım.
2004 yılında, Yogahan
adında, yogadan ibaret anlamına gelen kendi stüdyomu açtım. 2006 yılında tekrar
Hindistan’a gittim. İNTERNATİONAL YOGA FEDERATİON – IYF -
düzenlediği yoga festivaline katıldım. Gurmukh Kaur Khalsa , Birjoo Mehta,
David Frawley gibi dünyaca ünlü hocaların derslerini takip
ettim.
Iyengar Yoga ile tanışıklığım Azita Dadfar’ı Türkiye’ye davet etmek ve 3 farklı
tarihte uzun hafta sonu seminerleri ile devam etti, bu arada farklı
meditasyon teknikleri , qi – gong, bazı pratyahara çalışmaları öğrendim.
2003 yılından bu yana VYASA ile ortak öğretmen yetiştirme programları yaptım,
Yoga öğretmeni yetiştirmenin yanında mevcut öğretmenler için kurslar açtım.
2008 yılında Hindistan’daki yoga okulları ile yolumu ayırarak ,
kendi programlarımı hazırladım ve ULUSLAR ARASI YOGA FEDERASYONU
üyeliğine kabul edilmemle birlikte farklı bir platformda çalışmalarımı
sürdürmeye başladım.
Ayurveda, hayatımda farklı bir renk oldu, 2007 yılında SHANKALPA HEALTHY CENTRE, yoga
ve ayurveda kliniğinden terapist sertifikası aldım, ve eğitimim
esas şimdi başladı, bir yandan ayurveda danışmanlığı yaparken bir yandan ders
çalışmaya devam ediyorum.
2008 yılında “2009 IYF -ROMA YOGA FESTİVALİNE “katılmam için bir
davet aldım, Konuşmacı olarak katılacağım festivalde SEMA DÖNMEYİ anlatmaya karar
verdim, hazırlanmam için 1 yılım vardı ve ben sufiliğe geri döndüm. Bu hazırlık
aşamasında önemli bir değişim yaşadım, her sabah 05.00 te kalkıp İslam
sufiliğini inceledim, ağlamadan, kalbim titremeden okuduğum tek bir satır
olmadı, içimdeki Allah sevgisini akıtmadan yazdığım da tek bir satır olmadı.
Rab ile barıştım…
Mart 2010 da yolum tekrar Hindistana düştü, ayurveda pratiklerini
öğrenmek için SANSKRITI
A VEDİC RETREAT merkezinde Dr. Harish Sharma ile
birebir çalıştım, ama esas ufkumu açan terapist Anand Singh’den pratikteki
uygulamaları öğrenmek oldu. Esas sürpriz aynı merkezde verilen YİN YOGA derslerini
takip etme sansıydı, hocanın Müslüman bir Hintli olmasının doğurduğu sempati
çok istediğim yin yogada tahmin etmediğim kadar çok şey öğrenmeme ve hala büyük
bir keyifle stüdyomda paylaşmama neden oldu.
Her yıl şehir dışında verdiğim “arınma
seminerleri” devam ediyor.
“Kişiye özel” doğru yaşam bilgileri ve terapi dersleri ile
haftanın her günü yoga ve ayurveda öğretmeye devam ediyorum. Her akşam saat
19:00 da “kendimiz için yoga” dersleri ile kapımı çalan herkes ile yoga
yapıyorum
Yolu
benimle kesişen herkesten bir şey öğrendiğimin bilincindeyim, en büyük
mutluluğum da sizlerin hayatında ufacık bir fark yaratabilmektir.
FERHAN YÜKSEL
YOGAHAN YOGA ÖĞRETMENLERİ LİSTESİ
YOGAHAN AYURVEDA EĞİTİMİ ALANLAR LİSTESİ