|
Derin Duyarlılık...
Bizler herşey ile farkındalık yoluyla yüzleşiriz. Beynimize taşıdığımız her duyu metabolize edilerek "anlamaya" dönüşür, böylece tecrübelerimiz kendi imajlarımızı oluşturur. Geçmişimizden gelen ön yargılarımız ve imgelerimiz, hafızamızdaki simgeler tarafından gölgelenerek gerçeği örterler.
Bu Ego'muzdur, kişisel kültürümüz, arka planımızdır. Kendi kimliğimizdir. Ego, sinir hücrelerinin içine gömülüdür ve düşünce uyarıları ile ifade bularak ortama akar. Yani ego düşünülen herşeyi yaratır, sadece zamana ihtiyacı vardır.
|
Ego, düşünce neronunda kendisine yol açarak beyni şekillendirir. Stres altındayken egonun, düşünce neronlarında kendine açtığı bu patika zedelenir.
Mutluluk boşluk ile sınırlanmıştır ve formu yoktur. Yani mutluluğun farkındalığına sahip değiliz, mutluluğun analizini yapmaya başlayınca da farkındalığı kaybederiz. Farkındalık gerçek doğamızdır ve subjektif var oluştur. Günlük yaşamlarımız ise objektif varoluştur. Algı ise, bu iki farkındalığın birleşme noktasıdır.
An'da farkındalıkta ise ait olduğumuz ortak zemin boşluk alanıdır. Uzay kavramının ve düşüncenin ötesindedir. Bu ortak alan "beyin çekirdeğindedir".
Bilincin ortak temeli ise bütün evren ile ilişkilidir. Yaşayan yada yaşamayan, evrendeki herşeyin bir zihni dolayısı ile bilinç alanı vardır. Örneğin:Kayanın zihni koma halindeki zihin gibidir. Ama yaşayan organizmalarda her hücrenin bir farkındalık merkezi vardır.
Farkındalığın bir hücreden diğerine akması ise Zekadır.
Zihin kendini görme kapasitesi olan tek duyu alanıdır.
Zihin seçer...
Zihni izlersek, düşüncelere olduğu gibi bakarsak, tanımlamaz isek daha da önemlisi beyan etmezsek ancak o zaman net boşluğu görebiliriz...
Bence herkes ayurveda ve yoga ile bu kapıdan girebilir......
Sağlıcakla kalın.
Ferhan Yüksel

GÜNEY AMERİKA'YA GİDİYORUZ...

KIBRIS AYURVEDA TEZLERİ

YOGA ÇİFTLİĞİMİZ 29 EKİM'DE AÇILDI.
|